Şefkat Halkası Söyleşileri

Merhaba Osama, kendini tanıtır mısın bize?

İsmim Osama Kamil. Etiyopyalıyım. Yani Habeşistan. 3 yıldır Türkiye’deyim. Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam-Hatip Lisesinde 11. Sınıf öğrencisiyim.

İlgilendiğin herhangi bir spor veya sanat dalı var mı?

Tekvando ile ilgileniyorum. Tekvandoda kırmızı-siyah kuşağım.

Üniversitede hangi bölümü okumak istiyorsun?

Siyaset okumak istiyorum. İlk istediğim yer İstanbul ama İstanbul olmasa İzmir veya Ankara düşünüyorum. Bizde çok zulüm var başbakandan, cumhurbaşkanından. Ben de okuyup oralara kadar gelmek istiyorum. Ben aslında Etiyopya’da okumak istiyordum. Ama bir Müslüman Etiyopya’da okursa hem de siyaset okursa büyük bir yere gelemez. Hemen onu indirirler. Bunun için Etiyopya’nın dışında okumak gerekiyordu. Ben de buraya geldim. Üniversiteyi bitirince geri dönüp orada devam edeceğim.

Habeşistan’dan bahseder misin biraz?

Tabi Habeşistan denilince akla ilk gelen Bilal-i Habeşi(ra) ve Neccaşi’dir. Ülkemde insanların %90’ı köylerde yaşar. Sadece %10’u şehirlerde yaşıyor. Bu nedenle çoğunlukla tarım yaparak geçiniyorlar. Ayrıca ülkenin %60’ı Müslüman ama cumhurbaşkanı ve başbakan Hristiyan olduğu için yayınlarda Müslüman oranı %30 olarak geçiyor.

Peki Türkiye’yi nasıl buldun? Beklediğin gibi mi çıktı?

Türkiye beklediğimden de güzel çıktı. Türkiye denince akla ilk Osmanlı gelir. Osmanlı’yı bize tarih derslerinde yanlış okutuyorlar. Bize sömürgeci diye anlatıyorlar. Tabi bunun farkında olanlar da var. Mesela bir hocam vardı. Bana dedi ki “Türkiye’de eğer Osmanlı hakkında İngilizce bir kitap bulursan bana getir.” Çünkü o da yanlış olduğunu biliyor ama bunu ispatlamak istiyor. Ben de “Tamam inşallah.” dedim. İnsanlar Türkiye hakkında yanlış şeyler biliyor ama inşallah doğrusunu öğrenecekler.

Son olarak Şefkat Halkası hakkındaki düşüncelerini de alabilir miyiz?

Öncelikle bana katkıları çok iyi oldu. Mesela hami ailelerin evlerinde çok güzel zaman geçirdik. Sanki evimde ailemle oturuyormuşum gibiydi. Ders anlatımları faydalı ve sosyal etkinlikler de çok güzel. Yani her şey çok güzel.

Şefkat Halkası Söyleşileri

Merhaba Muhammed, bize kendinden bahseder misin?

Adım Muhammed Salih BAH.  Sierra Leone’den geldim. Türkiye’ye Diyanet Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti’nin aracılıyla geldim. Bu benim Türkiye’deki üçüncü senem. 11.sınıftayım.

Sierra Leone hakkında ne söylemek istersin bize?

Sierra Leone’den bahsedecek olursam ilk önce Afrika’nın batısında bulunan bir ülke. Ülkemiz yeşili bol olan turistik bir ülke. Nüfusun yaklaşık %65-70’i Müslüman. Ancak gerçekten dine bağlı olanlar %10 kadar. Yani biraz Türkiye gibi.

Peki bu Türkiye’deki üçüncü senen. Türkiye hakkındaki izlenimlerin ne?

Türkler samimi bir millet. Yardımsever ve sıcakkanlılar. Vicdanlılar ve cömertler. Yani çok güzel insanlarla tanıştım. Allah’a şükür kötü insanlarla karşılaşmadım şimdiye kadar. Ayrıca kendimi hiç yabancı bir ülkede yaşıyor gibi hissetmedim. Sanki memleketimde yaşıyormuşum gibi. İstanbul’da ise beklediğimden fazlasını buldum ve İstanbul’u çok sevdim. Üniversite’yi de burada okumak nasip olur inşallah.

Hangi bölümde okumak istiyorsun? Düşündüğün bir üniversite var mı?

Hayalim İstanbul Teknik Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği okumak.

Son olarak Şefkat Halkası için neler söylersin?

Şefkat halkası çok güzel bir proje. Bu projeyi düşünenlerden Allah razı olsun, başımızdan eksik etmesin. Bize derslerimizde yardım ediyorlar gireceğimiz sınavlarda başarılı olmamız için. Aile buluşmalarında bize çok sıcak davranıyorlar. Çok misafirperverler. Yaptığımız etkinlikler, faaliyetler çok güzel. Yani şefkat halkasından çok memnunum. Beklediğimden çok fazlasını verdi. İnşallah böyle devam edecek.

Öğrenci Servisi Hakkında

Hamilik Okulu öğrencilerinin dikkatine,

Vakıf merkezimize rahat ve güvenli ulaşımınızı sağlamak için 12.02.2018 Pazartesi gününden itibaren Trump Towers önünden 34 NA 5638 plakalı araç hizmet verecektir.

İyi yolculuklar dileriz.

Vakıf Merkezi Gidiş Yönü
1.Sefer 2.Sefer
Pazartesi 18:30 18:45
Salı 19:00 19:15
Çarşamba 18:30 18:45
Perşembe 19:00 19:15
Trump Towers Gidiş Yönü
1.Sefer 2.Sefer
Pazartesi 21:15 21:30
Salı 21:45 22:00
Çarşamba 21:15 21:30
Perşembe 21:45 22:00

 

MBK Fütüvvet Konusunu işledi

“Her Kim ki bu kapıya gelirse ekmeğini verin inancını sormayın,  mademki Allah o kuluna bir ruh vermiş ve onu yaşatıyor, o adam Ebu’l Hasan’ın sofrasında ekmek yemeğe layıktır. Allah’ın ruh vermiş olduğu, Allah’ın yarattığı bir kimseyi bir lokma ekmekten men edemezsiniz.”  Ebul Hasan Harakâni Hazretleri (KS)

Aralık ayında Mesleki Bilinç Komisyonu olarak vakfımızda yüzüne pek aşina olmadığımız, ama gönüllerimizin aynı yönde çarptığını bildiğimiz bir misafirimizi vakfımıza teşrif ettik.

Kars Harakani Vakfı Başkanı ve Evliya Cami İmam Hatip’i ve aynı zamanda bin yıla yakın bir süredir türbenin türbedarlığını yapan Uzgur ailesinden Yavuz UZGUR hocamız ile Seyyid Ebul Hasan Harakani Hazretlerini (ks) ve vakıf büyüklerimizden de sürekli dinlediğimiz “Fütüvvet”i konuştuk.

Harakani Hazretlerinin, Anadolu’ya Selçuklu Sultanı Çağrı Bey ile 1023’te geldiğini ve hizmet alanını bugün ki Evliya Cami civarında oluşturduğunu hatırlatan Uzgur Hoca, hazretin dergâhın kapısına “Her Kim Bu Kapıya Gelirse Ekmeğini Verin İnancını Sormayın, mademki Allah o kuluna bir ruh vermiş onu yaşatıyor, o adam Ebu’l Hasan’ın sofrasında ekmek yemeğe layıktır. Allah’ın ruh vermiş olduğu Allah’ın yarattığı bir kimseyi bir lokma ekmekten men edemezsiniz.”

963 yılında Horasan’ın Rey şehrinin Harakan köyünde dünyaya gelen Harakâni Hazretleri, eğitimini tamamladıktan sonra 1023’te Anadolu’ya teşrif eder ve burada gönülleri bir potada eritip, ihyâ ve irşad görevini ifâ eder. 1033’te Şehid olan Harakani Hazretlerinin türbesi Kars Kalesinin altındadır. Şehadet mertebesine erişen ilk Anadolu Dervişlerinden birisidir.

Diğergamlık ile ilgili sözlerinden bir kısmını aşağıda not ederek sözlerimizi bitiriyoruz:

“Sabahleyin yatağından kalkan âlim, ilminin artmasını, zâhid zühdünün artmasını ister. Ben ise bir kardeşinin gönlünü neşeyle doldurma ve onu sevindirme derdindeyim” derdi.

“Türkistan’dan Şam’a kadar olan sahada birinin parmağına batan diken, benim parmağıma batmıştır, birinin ayağına çarpan taş, benim ayağıma çarpmıştır. Onun acısını ben de duyarım. Bir kalpte üzüntü varsa, o kalp benim kalbimdir.”

“Sulh bütün halkla, cenk ise nefisledir.”

Dört Bir Yandan “Cimrilik”

Bir fotoğraf:

Bir tanım:
Cimrilik, kelime anlamı olarak, harcanması gereken malı sarf etmekten kaçınmak, para ve malı çok sevdiğinden dolayı, başkasına bir şey vermekten çekinmek demektir. Gazali’ye göre, Allah’ın verdiği malı, yaratılış gayesi için harcamaktan kaçınarak elde tutmak cimrilik; yaratılış gayesinin dışında kullanmak israf; yaratılış gayesine uygun olarak kullanmak ise cömertliktir.

Fotoğrafta görülen, İstanbul’un yeni kentleşen yerlerinden biri olan Anadolu yakasındaki Çekmeköy semtinden bir sokak. Üç sene öncesine göre dört beş misli fiyat biçilen yeni yapılar, genelde varlık sahiplerince daha da değerleneceği öngörülerek birer yatırım aracı olarak satın alınıp kiraya veriliyor. Bu tip uzun vadeli emlak yatırımlarının, ölüm yokmuşçasına biriktirmenin altında genellikle kalplerimizi kolayca ikna eden bir sebep yatmakta: Evlatlarımız.

Bir hadis:
Cimriliğin başlıca sebebi aşırı mal hırsı ve gelecekte yoksul kalma korkusudur. Peygamberimiz: “Çocuk, cimrilik ve korkaklık sebebidir” buyurmuştur. Aşırı mal hırsı ve cimriliği yüzünden durmadan mal biriktiren ve tükenir endişesi ile hastalıklarında bile harcamayıp, dünyayı kendilerine zindan eden cimriler vardır. Halbuki mal Allah’ın nimetidir ve bu nimet yerli yerince harcanırsa Allah onu artırır.

Görmüyor musun Ey İnsan!
Kendine duvarlarla inşa ettiğin bu zindan,
Sıkışmış, kalmış hayretine daracık bir meydan!
Duymuyor musun Ey İnsan!
Yankısı satılmış çığlıkların bu hanedan,
Bağırmakta hece hece, çok zenginmiş bir nadan!
Hissetmiyor musun Ey İnsan!
Sen, köklerini elleriyle kazıyan, arsız bir dekadan,
Çıkışı yok kurduğun kapıların, yok elinde şahmerdan!

Evlatlarımız için, kendi ellerimizle kurduğumuz süslü duvarlarla çevrili, okul bahçesini andıran bu zindan, onları, yani dünyamızı nasıl da solgun ve karanlık bir yere çeviriyor, hayret! Peki ya görünmeyen tehlike? Solgun plastikler ve yalancı çimlerin arasında büyüyen, olmayan bir toprağa kök salmaya çalışan, taşı delen, altında yine taş bulan o küçük gönüller; onlar zindana dönüştüğü zaman nece olacak halimiz? Ve hesap günü geldiğinde, denilmeyecek mi:

Ey İnsan! Seni nimetlendirdik, toprak ile, su ile, yemyeşil çınar ile. Sen; tükettin, gizledin, sattın ve izledin! Bu kadar mı açgözlüsün, can’ından esirgedin?

Bir ayet:
Cimriler, insanlar arasında da, Allah katında da sevimsiz ve aşağılık kişiler olarak görülür. Allah Teâlâ: “Onlar ki hem kıskanır, cimrilik ederler, hem de herkese cimrilik tavsiye ederler ve Allah’ın kendilerine fazlından verdiği şeyleri saklarlar. Biz de böyle nimetleri gizleyen nankörlere hor ve rüsvay edici bir azap hazırladık.” (en-Nisâ, 4/37) buyurmuştur.

Madem ki bizler saklamakla değil paylaşmakla, gizlemekle değil çoğaltmakla mükellefiz, o halde çıkalım artık sürekli beslediğimiz azap bataklığından. Gelin yıkalım renkli duvarları da ağaçlar renklensin; gelin açalım kapıları ve çocuklar şenlensin!

K.Cem Demirel

İYK – İK Uygulamaları

İnsan ve Yönetim Komisyonu’nda birinci dönemin son seminerlerinin ardından İK uygulamalarına geçildi. Öğrenci arkadaşlarımızın mesleklerine atacakları ilk adımda hazır olmalarına destek olmak amacıyla düzenlenen İK uygulamalarında bu dönem;

alBaraka, Kuveyt Türk, THY, Turkcell, Yıldız Holding, YatırımDesten ve Tanıtım Ajansı ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Mustafa Şehirli uygulama sponsorumuz oldular.

Öğrenci arkadaşlarımızdan alınan özgeçmiş örnekleri ve ardından alBaraka sponsorluğunda kendilerine gönderilen PIT-kişilik envanterleri uygulama sponsorları şirketlere dağıtıldı Bu şirketler öğrenci arkadaşlarımızı kendi lokasyonlarına davet ederek “Yetkinlik Bazlı Mülakatlar”ı gerçekleştirmeye başladılar. Ocak ayı içerisinde bu mülakatların tamamlanması hedefleniyor.

Selam Halkası Bineal Nedir Konusunu İşledi

Aralık ayı 2. pazar günü Selam Halkası olarak vakıf merkezimizde kardeşlerimizle buluştuk. Bir önceki etkinliğimiz olan liseye merhaba sohbetimizden sonra bu dersimizde kardeşlerimizle Bienal nedir konusunu işledik. Dersimizi halkamızın en yeni üyelerinden Hatice Zeynep Karakelle ve Habibe Özbey organize etti ve yürüttü ve halka eşrafından Mustafa Özkan ile Furkan Arundaş da derse katıldı. Tüm selam halkası kardeşlerimiz etkinliğe katıldı.

Kahvaltı sırasında kardeşlerimizle hoş geldiğiniz sohbeti yaparken çaylarımızı da yudumladık.

Organizasyonun ilk aşamasında Hatice ve Habibe “Bienal nedir?” sorusunu açıkladı ve bunun üzerine kısa bir sunum gerçekleştirdi.

Sunum sonrasında, herkesin kullanabileceği malzemeler masanın üzerine serildi ve herkes malzemeleri kullanarak ne anlatmak istiyorsa başladı onu anlatabilmek için kendi sanatını icra etmeye.

Tüm hazırlıklardan sonra, bu sefer sıra sanat eserlerinin sunumuna geldi! Herkes sıra ile eserinin önün geçti önce dinleyenler anlattı ne gördüğünü sonra sanatçı anlattı ne işlediğini. Sonunda da gördük ki maşallah pırıl pırıl kardeşlerimiz var. Aslında hepimiz birbirimizden habersiz aynı şeyi dert edinmişiz, hepimizin ortak derdi dünyamızdaki dengesizlik, bencillik ve kötülükler imiş.

Tebessüm Halkası kahvaltıda buluştu.

Tebessüm ailesi olarak daha önce Adil Döşeyen abimizden öğrendiğimiz bir husus da gelecekte de aramızdaki bağı koruyabilmemiz ve güçlendirmemizdi. Bu anlamda kardeşlerimizle olan bağın aslında ekip olarak kurduğumuz ilişkiyle de bağlantılı olduğunu düşünerek, mentor buluşması gerçekleştirdik. Bir olma bilincinin, ekip olma bilincinin korunması ve birbirimize olan yakınlığımızın artması açısından bu etkinliklerin oldukça faydalı olduğuna inanıyoruz.

Çengelköy’de gerçekleştirdiğimiz bu kahvaltı ile kardeş ailelerimizin mevcut durum ve ihtiyaçlarını konuşup gelişmeye açık olan konuları değerlendirdik. Yakın zamanda planladığımız aile ziyaretlerinin bizim için önemli olduğunu dile getirdik.

KİK – Dönem Etkinlikleri ve Kaşif Sunumları

Keşif ve İlham Kulübü sene başında aralanan keşif kapılarından geçecek olan kâşifler yetiştirmek için yoluna devam ediyor.

Bu ayki etkinliklerde nasıl kâşif olunacağını tarihi karakterlerden öğrenerek kendimize yol haritası çizmeye çalıştık. Onların neleri yaptığını bizim neler yapmamız gerektiğini öğrendik.

Peki ya bir kâşifin beyni nasıl olmalı? Bu soruya cevap vermek için dersimize katılan psikoloji uzmanı hocamızdan beyne dair ve beynin nasıl çalıştığına dair merak edilen detayları öğrendik. Konu o kadar ilgi çekiciydi ki kâşifler saatin nasıl geçtiğini anlamayıp hocamızı sabaha kadar konuşturma niyetindeydiler.

Bu dersler devam ederken biz de kendi etkinliklerimizi yaparak kâşiflerimizin düşüncelerini pratiğe dökmeleri niyetindeydik. Bu bağlamda günümüzün yıkıcı teknolojileriyle ilgili onlardan sunumlar istedik. Şimdi ise heyecanla bize sunacakları bekliyoruz…

 

HBK- MS Excel ve MS Power BI Eğitimleri

Hamiyan-ı Bacı Komisyonu İşyerinde İletişim Programında güz dönemi için son seminerleri Microsoft Excel ve Power BI konu başlıklarıyla Aralık ayında düzenledi. İşyerinde MS Excelde ilk aşamada kullanılması gerekebilecek temel fonksiyonlar, özellikler, grafikler ve raporlamalardan örnekler ile birlikte alıştırmalar yapıldı.

MS Power BI eğitiminde ise dinamik ve görsel dashboardlar oluşturulmasına imkân sağlayan ve karar desteği sunan MS Power BI programını Kuveyt Türk’te görev yapan Zeynep Güran ana hatlarıyla tanıttı. Örnek dasboardlar ile kullanım alanları, işlevselliği ve görsel sunum kolaylığı da inceleyerek interaktif sunum teknolojileri ile ilgili farkındalık oluşması sağlandı.